22 Kasım 2011 Salı

Bedelli Geldi Haanım!

Geçenlerde yolda devlet babayla karşılaştık, Bedelli askerliği senin için çıkardım Kamil! der gibi baktı. Anladı tabi bende para olduğunu en zengin ülkelerden birinde yaşadığımı para harcayacak yer bulamadığımı, gerçi o da haklı şimdi sonuçta cebimizdeki para devlet babanın istediği zaman alır istediği zaman verir, sever de döver de babadır sonuçta. neyse efenim tabi ki itiraz etmek ne haddimize ama şimdi azıcık ta mantıklı olmakta yarar var be, şimdi ben 30 bin gaymeye teskere alırsam yarın birgün çanakkale de tek çarıkla savaşmış şehit atam gelip yüzüme tükürmez mi ? Sen nasıl torunsun yakıştımı sana demez mi? Parayla vatan korunsaydı bizler orada ölmezdik demez mi? Der efendim der. Vücüdundaki her kurşun yarası için bir kere tükürse yüzüme boğulurum. Ben hesabını veremem, verebilecek olana da saygı duyarım. Diyorum ki madem oldu bi kere bari gelir seviyesine göre bi fiyatlandırma yapılsaydı benim durumu iyi olmayan kardeşimde parasını ödeyip teskere alsaydı. Sonra düşündüm Ferrarisi ile yeşil kart başvuru bürosuna gelen vatandaş kardeşim, bedelli için kim bilir ne yollara başvurudu. Lamborcinili simitçiyi mi ararsın, banknotdan toz bezi yapıp temizliğe gideni mi? O değil de sahi ne olacak bu askerlik mevzusu harbi nereye gidiyoruz merak ediyorum. Maaşlı askerlik mantıklıydı bak devlet maaşını versin isteyen de gelsin asker olsun ama bunu bi mantığa sığdıramadım ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder